Santiago Yaklaşımı, çocukların duygusal, zihinsel, sosyal ve fiziksel gelişimini bir bütün olarak ele alan çağdaş bir eğitim modelidir. Yerli ve evrensel değerleri harmanlar, çocukların hem bireysel potansiyellerini keşfetmelerine hem de toplumsal sorumluluk bilinci geliştirmelerine imkân tanır.
Bu modelin temelinde; aktif katılım, özgür düşünme, merak duygusu, yaratıcılık ve çoklu zekâ kuramı yer alır. Programımız, Okul Öncesi Eğitim Programı esas alınarak ve dünyada geçerliliği kanıtlanmış yaklaşımlar ile desteklenerek geliştirilmiştir.
Eğitim modelimiz çocukların sorgulama becerilerini geliştirmeye, karşılaştıkları durumlar karşısında çözüm odaklı bakış açısını öğrenmelerine ve tüm bu süreçleri yaşarken de kendilerini doğru ve açık bir şekilde ifade edebilmelerini destekleyen temelleri kazandırmaya yöneltir.
“ Her çocuğun doğal merakını besleyerek; düşünmeyi, anlamayı ve paylaşmayı öğrenmelerini amaçlar. “
Her yaş grubuna özel olarak geliştirilen temalar, çocukların gelişim düzeylerine uygun biçimde yapılandırılır. Böylece aynı tema farklı bakış açısıyla ele alınır. “ Ben Kimim?” teması, küçük yaş grubunda beden farkındalığı ve temel duygularına odaklanırken, daha büyük yaş grubunda benlik algısı, sosyal roller gibi kavramlarla derinleştirilir. Tematik yaklaşım ile birlikte çocuklar bir konuyu yalnızca tek bir açıdan değil, tüm ders ve etkinliklerle ilişkilendirerek çok yönlü bir anlayış geliştirir.
Santiago Eğitim Yaklaşımında “ Güvenle Başlayan Öğrenme “ diye adlandırdığımız okul öncesi dönemde çocukların hem iç hem de dış dünyalarını anlamlandırmaya çalışmasına destek oluyoruz. Bu yaşlardaki çocuklar için günün nasıl geçeceğini önceden bilmek çok önemlidir. “Ne olacak?” sorusuna odaklanmak yerine, “Nasıl olacak?” düşüncesine yönlendirilir. Santiago Eğitim Modeline göre sınıflar, çocuğun yaşına ve gelişimsel düzeyine uygun, merak uyandırıcı materyallerle donatılır. “ Amacımız çocukları hayal dünyasında yaşatmak değil, gerçeklik sunmaktır. “ Her köşe (sanat, blok, fen, yazı farkındalığı, dramatik oyun vs.) çocuklara düşünme fırsatları sunacak şekilde düzenlenir. Materyaller çocukların kolayca erişebileceği, bağımsız hareket edebilecekleri biçimde yerleştirilir. Bu şekilde çocuklar “ Hazırbulunuşluk odaklı “ öğrenmeyi fark etmeden algılarlar. Sınıf içi etkinliklerde “Bu nasıl olur?”, “Sen olsaydın ne yapardın?”, “Sence başka hangi yollar var?” gibi açık uçlu sorularla çocukların “ Sorgulama Temelli Yaklaşımı “ öğrenmeleri tetiklenir. Öğretmen, bilgi aktarıcısı değil, rehber olarak düşünmeye yönlendirir.
Çocuğun merak ve keşif duygusunu destekleyen yapılandırılmış bir yıllık akış belirlenir.
Her gün rutinlerin devam etmesi çocuğun zaman kavramını geliştirmesine, beklentilerinin düzenlenmesine destek olur. Bu rutinler çocuğun kendini “ güvende hissetme “ duygusunu hissetmesine yardımcı olur. Rutinler yalnızca bir zaman çizelgesi değil aynı zamanda bir güven çerçevesidir. Bu çerçevede çocuk seçim yapmayı öğrenir, sorumluluk geliştirir. Santiago Eğitim Modeli bu güvenli alanı sunarken çocuğun bireysel ve gelişimsel rutinlerine ve hızına saygı duyar. Buna göre her gün yinelenen saatlerde yer alan çember zamanı, serbest oyun, fen etkinlikleri ve sanat çalışmaları gibi bölümler, çocukların ilgi ve ihtiyaçlarına göre şekillenir; böylece gönüllü katılım teşvik edilir.
Simya Çocuk Üniversitesi’nde eğitim süreci üç yıl sürmektedir:
- Nest 3 ( 36 – 48 Ay ): Okul öncesine ilk adım (Uyum süreci ve temel kazanımlar)
- Nest 4 ( 48 – 60 Ay ): Keşfetme ve uygulama yılı
- Nest 5 ( 60 – 72 Ay ): Erken okuryazarlık ve ileri beceriler yılı
Öğrencilerimizin gelişimi; sınıf öğretmenlerinin yanı sıra branş öğretmenleri, Pdr uzmanları, program geliştirme uzmanları ile iş birliği içinde takip edilir.
Çember Zamanı
Çember Zamanı ve Günlük Rutinler, okul öncesi eğitimde öğrencinin kendini güvende hissetmesini sağlayan temel yapı taşlarındandır. Günün hangi saatinde ne olacağını bilmek, çocuklarda öngörülebilirlik duygusunu geliştirir ve bu da güvenli bir öğrenme ortamının oluşmasına katkı sağlar.
Santiago Eğitim Modeli’nde çember zamanı; çocukların günün planını öğrendikleri ve duygusal olarak güne hazırlandıkları özel bir süreçtir.
Düzenli ve anlamlı tekrarlarla yapılandırılmış günlük akış, çocuğun ritim duygusunu geliştirirken, aidiyet hissini de güçlendirir. Günlük çember zamanı gibi rutinlerde çocuklara düşüncelerini ifade etme, arkadaşlarını dinleme, birlikte karar verme gibi beceriler kazandırılır. Her düşüncenin değerli olduğu bir sınıf kültürü oluşturulur.
Serbest Oyun Zamanı
Serbest oyun, çocukların özgürce seçtikleri öğrenme ve eğlenme merkezlerinde oynayarak kendi ilgi ve ihtiyaçlarına göre yönlendirdikleri bir keşif sürecidir. Bu süreçte çocuklar yalnızca eğlenmekle kalmaz; paylaşmayı, iş birliği yapmayı, sıra beklemeyi, sabırlı olmayı ve ekip olma bilincini de deneyimleyerek öğrenirler.
Santiago Eğitim Modeli’nde serbest oyun zamanı, çocukların sosyal-duygusal becerilerini güçlendirmek, yaratıcılıklarını ortaya koymak ve bireysel farklılıkları desteklemek adına önemli bir yer tutar.
Aynı zamanda bu zaman dilimi, Pdr ve sınıf öğretmeni için de çocukları doğal ortamlarında gözlemleme, ilgi alanlarını fark etme ve ihtiyaçlarına yönelik planlama yapma fırsatı sunar.
Bahçe ve Doğada Yaşam Zamanı
Bahçe ve doğa, yalnızca dışarıda vakit geçirilen bir alan değil; yaşamın ta kendisidir. Çocukların her gün gördüğü toprak, ağaç ve çiçeklerle kurduğu bağ, doğayı tanımanın ilk adımıdır.
Santiago Eğitim Modeli’nde Bahçe Zamanı, çocukların hareket ve denge becerilerini geliştirmesinin yanı sıra, doğayı gözlemlemeleri, onun bir parçası olduklarını fark etmeleri ve doğa sevgisinin içselleştirilmesini amaçlar.
Toprakla tanışan bir çocuk, sorumluluk almayı; çiçeği gözlemleyen bir çocuk, sabrı ve özeni öğrenir.
Bu zaman dilimi; çevreye duyarlı, doğayı koruma bilinci gelişmiş bireyler yetiştirmek için bir yaşam pratiği sunar.
Bahçe ve Doğada Yaşam Zamanı
Bahçe ve doğa, yalnızca dışarıda vakit geçirilen bir alan değil; yaşamın ta kendisidir. Çocukların her gün gördüğü toprak, ağaç ve çiçeklerle kurduğu bağ, doğayı tanımanın ilk adımıdır.
Santiago Eğitim Modeli’nde Bahçe Zamanı, çocukların hareket ve denge becerilerini geliştirmesinin yanı sıra, doğayı gözlemlemeleri, onun bir parçası olduklarını fark etmeleri ve doğa sevgisinin içselleştirilmesini amaçlar.
Toprakla tanışan bir çocuk, sorumluluk almayı; çiçeği gözlemleyen bir çocuk, sabrı ve özeni öğrenir.
Bu zaman dilimi; çevreye duyarlı, doğayı koruma bilinci gelişmiş bireyler yetiştirmek için bir yaşam pratiği sunar.
Matematik Eğitimi
Matematik çocuklar için soyut değil, somut ve yaşanabilir hâle getirilmelidir. İşte bu nedenle Santiago Eğitim Modeli’nde matematik, oyunla, hareketle ve keşifle bütünleşir.
Sıralama, örüntü kurma, sınıflandırma, eşleştirme gibi temel matematiksel kavramlar; bloklarla, doğa materyalleriyle, hikâyelerle ve oyunlarla etkinlik olarak sunulur.
Çocuk, sayıların sadece bir kâğıtta olmadığını; sıra beklerken, top oynarken, müzikle ritim tutarken hatta sofrasını kurarken bile matematikle iç içe yaşadığını fark eder.
Bu da öğrenmeyi kalıcı ve anlamlı kılar.
Fen Eğitimi & Sürdürülebilir Yaşam Zamanı
Çocuklar, çevrelerinde olup biteni doğal bir merakla keşfetmek ister. Santiago Eğitim Modeli, bu merakı bilimsel düşünme becerilerine dönüştürmeyi hedefler. Fen eğitimi; çocuğun “neden?”, “nasıl?” gibi sorularına cevap aradığı, sorguladığı ve deneyimlediği bir öğrenme alanıdır.
Bu zaman diliminde çocuklar:
- Basit deneylerle bilimsel kavramları somut şekilde öğrenir,
- Gözlem yapar, sonuç çıkarır ve sebep-sonuç ilişkisi kurar,
- Doğal olayları anlamlandırarak analitik düşünme becerilerini geliştirir.
“Yarın için bugün doğayla bağ kur!”
Aynı zamanda Sürdürülebilir Yaşam çalışmaları ile çocuklara doğaya saygı duyan, bilinçli bireyler olma bilinci bahçe, doğa, yaşam zamanında yapılan tematik çalışmalarla kazandırılır.
Bu süreçte:
- Geri dönüşüm ve atık yönetimi üzerine etkinlikler yapılır,
- Enerji ve su tasarrufu gibi konular yaparak, yaşayarak, görevlendirilerek öğretilir,
- Bitki yetiştirme, kompost yapma, mevsimsel tarım gibi doğayla bağ kuran uygulamalara yer verilir.
Amaç, doğanın sadece bir parçası değil, sorumluluğunu taşıyan bir birey olarak çocuğu yetiştirmektir. Doğayı sevmekle başlayan bu yolculuk, onu koruma sorumluluğuyla devam eder. Çocuklar bu farkındalıkla, yaşadıkları dünyaya sahip çıkan bireyler olurlar.
Bilingual Eğitim – Dili Yaşayarak Öğreniyoruz
Simya Çocuk Üniversitesi’nde İngilizce bir ders değil; bir iletişim aracıdır. Bu düşünceyle hareket edildiğinde Santiago Eğitim Modelinde, çocuğun her 2 dili doğal ortamlarında, dili bir ders değil yaşamın bir parçası olarak algılamasını sağlayan bir öğrenme sürecidir. Okul öncesi düzeyde, bu eğitim modeliyle çocuk bir yandan ana dilini sağlam temeller üzerine inşa ederken, aynı anda ikinci dile maruz kalarak çok yönlü bir dil gelişimi yaşar. Amacımız öğrencinin iki dili de kullanarak, kendini ifade etme aracı olarak kullanabilen bireyler yetiştirmektir.
Türkçe Dil Etkinlikleri & Sanat ve Hikâye Zamanı
Santiago Eğitim Modeli’nde dil gelişimi; sadece kelimeleri öğrenmekten ibaret değil, düşünceyi yapılandırmak, duyguyu ifade etmek ve dünyayı anlamlandırmak için bir araçtır. Bu nedenle Türkçe dil etkinlikleri ve hikâye merkezli çalışmalar, sanatla bütünleşik şekilde yapılandırılır.
“Hayalleri olan çocukların hikâyeleri vardır.”
Bu inançla yola çıkılan Sanat ve Hikâye Zamanı’nda, çocuklar hikâyelerle hayal güçlerini kullanmayı öğrenir. Duygularını ifade etme, düşüncelerini yapılandırma ve olayları sıralama gibi beceriler gelişirken; hikâyeleri sanatla birleştirerek anlatım güçleri desteklenir.
Santiago Eğitim Modeli’nde Hikâyeleştirme yetenekleri, Türkçe dil etkinlikleriyle entegre biçimde yapılandırılır. Çocuklar, farkında bile olmadan anlatıcı kimliklerini keşfederler.
Çünkü her çocuk, içinde anlatılmayı bekleyen bir hikâye taşır.
Nezaket Eğitimi
Okul öncesi eğitimde öğrencilere iş birliği ne demektir, sorumluluk nasıl kazandırılır, empati nasıl yapılır gibi temel kavramlar çocuğa yaşayarak anlatılır. Çünkü tüm bu kavramlar, sadece sosyal beceri değil; aynı zamanda nezaket eğitiminin ayrılmaz parçalarıdır.
Santiago Eğitim Modeli’nde nezaket, bir ders değil; yaşayarak öğrenilen bir değerdir. Çocuklar, arkadaşlarının duygularını anlamayı, birlikte karar almayı, eşyalarına ve çevrelerine özen göstermeyi günlük yaşamın bir parçası olarak deneyimler.
Erken yaşta kazanılan bu beceriler, zamanla içselleşerek çocuğun karakterine dönüşür.
Nezaket öğrenilmez, yaşanır.
Nezaket eğitimi küçük yaşta kazandırıldığında, kalıcı bir kişilik özelliğine dönüşür. Bu da bireyin sadece bugünü değil, gelecekteki insan ilişkilerini de olumlu yönde etkiler.
Dinlenme Zamanı
Küçük yaş grupları için öğle yemeği sonrası dinlenme ve uyku zamanı, hem bedensel hem zihinsel gelişimi destekleyen önemli bir süreçtir. Özellikle 36–48 aylık çocuklarda uyku düzeni, gün boyunca edindikleri deneyimlerin sindirilmesi ve gelişimsel sıçramaların sağlıklı biçimde ilerleyebilmesi adına büyük önem taşır.
Santiago Eğitim Modeli’nde, her çocuğun doğal ritmine ve bireysel ihtiyacına saygı duyulur. Dinlenme zamanı, sadece uyumak değil; aynı zamanda sakinleşmek, içe dönmek ve yeniden enerji toplamak için güvenli bir alan sunar.
Bu zaman dilimiyle birlikte çocuk, kendi bedeninin ihtiyaçlarını tanımayı ve buna uygun davranmayı da öğrenir.


